"Terörle Savaş"ın nihai sonucu: Seri intihar saldırıları

Sonuncusu geçtiğimiz günlerde Brüksel'de gerçekleşen Avrupa şehirlerine yönelik kanlı terör saldırıları, AB dünyasının bu tehlikeye artık eskisinden çok daha ciddi ve kapsamlı biçimde eğilmesi gerektiğini ortaya koydu. Pek çok uzman Avrupa'nın terörle mücadele kapsamında aldığı önlemlerin, Paris ve Brüksel örneklerinde görüldüğü gibi, hala yetersiz olduğu görüşünde.

Günümüzde terör, çok uluslu eylemlerle küresel boyutlara taşınmış durumda. Artık sadece bölgesel alanda değil, dünya genelindeki hedeflere yöneliyor. Artık bilinen yöntemlerin yetersiz ve başarısız kaldığı teröre karşı çok daha akılcı ve etkili çözümlerin geliştirilmesi gerektiği açık.

"Akılcı çözümler" derken elbette bunların en başında, teröre taviz vermek, "senin teröristin olan benim teröristim değildir" mantığındaki ilkesiz ve çifte standart yaklaşımlarla kanlı terör örgütlerine sahip çıkıp desteklemek gibi vahim hatalardan şiddetle kaçınmak geliyor.

Belçika yönetiminin, son yaşanan felaket öncesinde ABD, AB, NATO ve daha pek çok ülkenin terör listesindeki, 40.000'den fazla insanın katili PKK terör örgütüne alenen kucak açması, Brüksel'in orta yerinde örgütün çadırlı, pankartlı propaganda faaliyetine izin verip desteklemesi de bu vahim hatanın son örneklerinden.

Diğer yandan, Brüksel'deki intihar saldırılarını düzenleyen teröristler hakkında Türkiye'nin çok önceden Belçika'ya istihbarat bilgisi vermesi ve resmi olarak uyarmasına rağmen, bu teröristlerin terörle ilişkileri görülmediği için saldırı öncesinde Belçika makamları tarafından serbest bırakılması da anlaşılması güç olaylardan.

Alman Der Spiegel dergisi, yayınladığı bir makalede, "Belçika başarısız olmuş bir ülke midir?" başlığı altında bu garip durumu şöyle aktarıyor:

"Salı günkü saldırılar aynı zamanda yetkililerin zayıf performansını da ortaya koymakta, özellikle Belçikalı yetkililerin. Saldırılardan iki gün sonra İçişleri ve Adalet Bakanları istifalarını verdiler. Çünkü Türkiye'nin İbrahim El Bakravi hakkındaki uyarıları resmi olarak dikkate alınmamıştı. Belçika medyasının haberlerine göre Başbakan ilk başta istifaları kabul etmedi. Ancak Hükümet'le ilgili büyüyen bir hoşnutsuzluk var.1"

Son Yıllarda Adeta Salgın Haline Gelen İntihar Saldırıları

Dünyadaki silahlı örgütler tarafından sistematik olarak 1980’lerden sonra kullanılmaya başlansa da intihar saldırılarındaki gözle görülür artış 2000’li yıllardan itibaren başladı. İstatistiklere göre 1980'lerden Eylül 2015'e kadar 40'ın üzerinde ülkede 4814 intihar saldırısı gerçekleşti.2

2015, intihar saldırıları bakımından rekor rakamların yaşandığı yıl oldu. 1981'de yalnızca tek bir ülkede gerçekleşirken 2015'te 21 ülkede intihar saldırıları işlendi. Aynı yıl, 248 ayrı saldırıda 9109 sivilin öldüğü ya da yaralandığı kaydedildi. Bu sivil kayıplar, intihar saldırılarında meydana gelen toplam kayıpların %86'sını oluşturuyor. 2015'te intihar saldırıları sonucunda ölen ya da yaralananların toplam sayısı 2011'dekilere göre %78 oranında arttı. Yine bu yıl intihar saldırıları sırasında ölen ya da yaralanan sivillerin sayısı, dünya çapında ateşli silah, bomba ya da patlayıcılarla ölen veya yaralananların toplam sayısının yarısından fazla: %56. 3

2016'da önceki yıllara göre çok daha sayısı artan intihar saldırıları, geçtiğimiz Mart ayının son günlerinde neredeyse gün başına en az bir canlı bomba eylemi düşecek boyutlara tırmandı. Belçika'dan, Türkiye'den, Irak'tan, Pakistan'dan, Yemen'den, Nijerya'dan arka arkaya, ardında vahşice katledilmiş yüzlerce ölü ve yaralı, şok, dehşet ve panik içinde insanlar bırakan çok sayıda intihar saldırısı haberleri geldi. İstihbarat raporları, önümüzdeki günlerde yaşanması beklenen saldırıların çok daha büyük çaplı ve şiddetli olabileceği bilgilerini veriyor.

Görüldüğü gibi, "Terörle Savaş"ın İslam dünyasında sivil-terörist ayrımı gözetmeden yürüttüğü katliamların çapı büyüdükçe bu şiddetin doğurduğu terörün vahşet ve boyutları da aynı ölçüde artıyor. Bugün neredeyse tüm dünyanın peşine takıldığı "Terörle Savaş" hezeyanı, başladığı günden itibaren terörü yok etmek şöyle dursun, terör ve terörist kavramını dünya tarihindeki belki de en ileri boyutlarına taşıdı. Hava operasyonlarının, askeri müdahalelerin, sosyal dokusunu yerle bir ettiği bölgeler, her çeşit potansiyel terörist, canlı bomba ve intihar eylemcisinin üretim merkezi haline geldi.

Müslümanlar Terör, İntihar Saldırısı Yapmaz, Radikaller Yapar

Yoksulluğun, perişanlığın, cehaletin hüküm sürdüğü bir coğrafyada, üzerlerine aralıksız yağan bombaların sarhoşluğu içinde çaresizlik, kin, nefret, öfke ve intikam gibi duygularla yoğrulan insanların bir kısmı ne yazık ki radikalizmin pençesine düşerek terör bataklığına sürükleniyor. En vahşi, korkunç ve insanlık dışı eylemler dahi bu zor şartlar altındaki insanlara din adına, İslam adına makbul tanıtılıyor. Bebek, çocuk, yaşlı, kadın demeden işleyecekleri toplu katliamların karşılığı bağnaz zihniyetin savunucusu sahte alimler tarafından sözde şehitlik, Allah Katı'nda üstünlük, cennete girme gibi kutsal kavramlarla eş gösteriliyor.

Oysa, intihar veya başka bir terör eylemiyle yüzlerce masum insanın canına kıymanın İslam'daki karşılığı şehit olmak değil, sonsuz bir ahiret azabıdır. Yalnızca kendini öldürmek ya da masum başka bir insanı öldürmek dahi Kuran'a göre Allah Katı'nda lanetlenmiş çok büyük bir haramdır. Bunu bilen, Allah'tan korkan bilinçli bir Müslüman'ın intihar saldırganı olmak gibi bir sapkınlığa düşmesi asla mümkün değildir.

"Ve kendi nefislerinizi öldürmeyin." (Nisa Suresi, 29), "(Müminler) Allah'ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmezler ve zina etmezler. Kim bunları yaparsa 'ağır bir ceza ile' karşılaşır.” (Furkan Suresi, 68) ayetlerinden haberi olan bir Müslüman'ın sonsuza kadar lanetleneceğini bildiği bir terör felaketine karışması düşünülemez.

İşte, silahla, bombayla, dron saldırısıyla teröristlerin sayısı belki beşer onar azaltılabilir, ancak bu yöntemlerin binlercesinin doğmasına  vesile olduğu ve giderek tüm dünyaya yayıldığı da tecrübelerle sabittir. Oysa terörün her türlüsünün, cinayetin, katliamın, intiharın, intihar saldırısının İslam dinine bütünüyle zıt büyük bir suç olduğunu birçok ayetiyle açıklayan Kuran'ın İslam dünyasına doğru biçimde öğretilmesi ile ne terörden ne de onun kökeni olan radikalizmden eser kalır.

Çözüm gerçekte son derece açık ve net. Ne yüz milyarlarca dolarlık maliyeti ne can kaybı riski ne de milyonlarca masumun katline ortak olma sorumluluğu var. Şimdi tüm insanlık bu çözümü devreye sokacak şuur ve vicdan sahibi liderleri bekliyor.

1- www.spiegel.de/international/europe/terror-attacks-cast-light-on-belgian-identity-crisis-a-1084151.html
2- cpostdata.uchicago.edu/search_new.php
3- reliefweb.int/report/world/2015-saw-record-number-countries-hit-suicide-bombers

Adnan Oktar'ın China Post & News Rescue'da yayınlanan makalesi:

http://www.chinapost.com.tw/commentary/letters-to-the-editor/2016/04/09/462967/Concessions-on.htm

http://newsrescue.com/concessions-on-terrorism-paves-a-way-for-massacres/

2016-04-09 18:40:04

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top