Allah’a Tam Teslim Olanlar Acı ve Çile Çekmezler

www.Allahicinyasamak.beyazsiteler.com

  • Allah’a tevekkülün sırrını yakalayan, onu bulan, ona sarılan kişi neden dünyanın en büyük nimetine ve huzura kavuşmuş olur?

Allah insanı tevekkül ederek hem ruhen hem bedenen rahat yaşayabileceği şekilde yaratmıştır. Aksi bir durumda yani insan teslimiyetini kaybederse hem ruhen hem de bedenen hastalanır. Yapılan araştırmalar vesvese, sıkıntı ve üzüntü gibi duygusal tepkilerin diğer bir ifadeyle tevekkülsüzlüğün mide rahatsızlıkları, baş ağrıları, uykusuzluk, saç dökülmeleri, kanser gibi hastalıkların sebebi olduğunu ortaya koymuştur. Aslında insanın dünya hayatının geçiciliği hakkında düşünmesi gerekir. Dünya geçicidir. İnsan iki şekilde de hayatını devam ettirebilir. Birinci seçimde  kendini Allah’a ve O’nun yarattığı kadere teslim eder. Rahat, huzurlu ve asıl önemlisi Allah’ın razı olduğu şekilde hayatını devam ettirir veya kaderi unutarak sanki olaylar kontrolsüz şekilde gelişiyormuş gibi (Allah’ı tenzih ederiz) bir ruh haliyle yaşar. Her  iki durumda da dünya hayatı bir göz açıp kapama süresi kadar çabuk geçer ve insan ölümü tadar. Allah’ın ayetlerde bildirdiği gibi ölüm meleklerini bir an karşısında bulur, Allah’ın yarattığı olaylara kendini kaptırıp imtihan olduğunu unutan, sıkıntı, vesvese ve üzüntü duyan kişi bu durumda büyük bir pişmanlık yaşar, fakat artık yapabileceği birşey kalmamıştır.

Olayların Tümü Allah’ın Kontrolündedir

Allah hem lehte hem de aleyhte olaylar yaratarak kullarını imtihan eder. Allah elbette tüm bu olayları belli bir amaçla yaratır. Allah’ın bu amacını daima akılda tutmak gerekir. İnsan olaylardaki hikmetleri anlamak zorunda değildir, fakat Allah’ın bunları hayır olarak yarattığını unutmamalıdır. Müslüman Allah’a güvenip her yarattığı olayda hayır olduğunu bilir. Bu hem iman alameti hem de Allah’a sevgisinin alametidir.

Her olay, Allah’ın kontrolünde gerçekleşir, insan anlasa da anlamasa da -iman ediyorsa- Allah’ın onun için yarattıkları her zaman hayırlıdır, dolayısıyla iman eden bir insan olaylara hikmet gözüyle bakmalı ve yalnızca Allah’a güvenip dayanmalıdırlar. Diğer türlüsü iman zafiyetidir.

İstisnasız her insan, Allah’ın aciz ve zavallı kullarıdır. Bir gün herkes ölecek ve toprakta çürüyecektir. Herkes Allah’ın birer tecellisidir. Ne yaşanırsa yaşansın Allah herkesi dünyada imtihan eder ve herkes Allah’ın yarattığı olayları tıpkı bir film gibi seyreder.

Sinirlenecek, üzülecek, sıkılacak, heyecanlanacak ve telaş yapılacak gibi görünen olaylar kendiliğinden gelişmez. Örneğin karşımızdaki kişi sebepsiz yere öfkelenmez, bir söz söylemez. Bunların hepsini Allah an an yaratır. O kişiyi özel seçer ve yanınıza yollar. Neye kızacağınızı en iyi bilen Allah, karşınızdaki kişiye kızdıracak sözü de ilham eder. Hepsi imtihan ve deneme içindir. Allah herkesi kendi tavrına şahit kılmak için bu gibi olaylar yaratır. Ruhumuzun olgunlaşması, derinleşmesi, cennete layık bir ruha kavuşmamız için Allah kullarını bu şekilde eğitir.

Müslüman bir insan bu bakış açısıyla olayları değerlendirdiği için yaşadığı bütün olaylar, hata da yapsa onun lehine olur, daha da gelişmesine vesile olur. İman etmeyen veya iman zafiyeti içinde olan insanların ise ahlaksızlıklarının daha da artmasına neden olur.

www.Allahinrizasi.imanisiteler.com

Yaşadığı her anı Kuran ayetleri doğrultusunda vicdanıyla ve imanıyla değerlendiren, berrak akla sahip bir insan durum ve şartlar her ne kadar zor görünürse görünsün hatta kendi aleyhinde bile olsa Allahtan yana olur. Gerçek vekili ve dostu olan Rabbimiz’in herşeyi bir hayırla yarattığına iman eder. Allah’ın kendisini kesin olarak koruyacağını bilir. Mutlaka Allah’a güvenir, O’na tevekkül eder. Bu da onun her zaman huzurlu yaşamasını sağlar.

Her Durumda Allah’a Tevekkül Yaşanmalıdır

Bazı insanlar, sadece zorluk anlarında tevekkül edilmesi gerektiğine inanır. Halbuki her an her saniye tevekkül içinde yaşanmalıdır. İnsan bu düşünceye sadece derin düşündüğü zaman ulaşır. Örneğin uyumak için insan yastığa başını koyduğunda aslında ölüme yatar.

“Allah, ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar). Böylece, kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanı(n ruhunu) tutar, öbürünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salar. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.” (Zümer Suresi, 42) ayetinde bildirildiği gibi Allah herkesin ruhunu uykusunda alır. Fakat hiç kimse bundan dolayı tedirginlik yaşamaz, çünkü Allah’a tam olarak teslim olmuştur. Aslında bu teslimiyetli ruh hali normalde her zaman yaşanmalıdır. Her an deprem olabilir veya ayağımız kayıp düşebiliriz. Dünya kapkaranlık bir evrende, boşlukta aşırı bir süratle dönmektedir ama hiç kimse bundan rahatsızlık duymaz. Çünkü çoğu bunun şuurunda bile değildir. Fakat Müslümanlar şuurlu insanlar oldukları için Allah’a güvenip dayanır ve Allah’ın kendilerini koruyacağına kesin bir bilgiyle inanır ve hiçbir tedirginlik duymazlar. Sürekli tevekkülle yaşadıkları için kalpleri ve ruhları çok rahattır.

Akılcı düşünen herkes dünyanın var olmasının bir amacı olduğunu görür ve kavrar. İnsanın var oluşunun bir amacı vardır. Genelde cahilce yapılan hırslar, rekabet mantığı, kıskançlık, hüzün, öfke, çocuksu intikam alma mantıkları ve gelecek korkusu insanları tevekkülsüz bir ruha kolayca sürükler. Oysa ki insan bir an sonra ne olacağından habersizdir. Allah canını alabilir, ölümcül bir hastalığa yakalanabilir, sakat kalabilir, belki de hafızasını kaybedebilir. Bu şekilde derin düşünen bir insan ne gelecek kaygısına kapılır, ne prestij peşinde koşar, ne de kendini kaybederek öfkelenir. Bunların her an şuurunda olan insan sürekli içten Allah’a yönelir. Allah’ın razı olmayacağı bir tavırda bulunmaktan şiddetle kaçınır.

İnsan Allah’a sürekli muhtaç olduğunu aklında tutarsa, Allah’ın izniyle zaten çok teslimiyetli, tevekküllü, sabırlı, olgun bir ruh hali içinde olur. 

www.Allahakulolmak.imanisiteler.com

Herşeyin Kontrolü Allah’a Aittir

Her şeyin tek Yaratıcısının, tek sahibinin ve tek hakiminin Allah olduğunu kavraması bir kişinin teslimiyetli ruh halini elde etmesinde ilk adımdır. Dünya üzerinde nereye gidilirse gidilsin, Allah’tan bağımsız, canlı cansız tek bir varlık veya nesne yoktur. Her şey ve herkes Allah’a boyun eğmiştir, Allah’ın emri altındadır. İnsanın dünyaya gözlerini açtığı andan itibaren karşılaştığı iyi ya da kötü gibi görünen her olayı, her detayı Allah kusursuz, mükemmel, hikmetli ve en güzel şekilde yaratır. Tüm hayatı bir bütün olarak, yalnızca Allah kontrol eder. 

Bu gerçek Kuran ayetlerinde “O’nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur.” (Hud Suresi, 56) ve “Göklerde ve yerde bulunanların hepsi Allah’ındır; her şey Allah’a ‘gönülden boyun eğmiştir.” (Rum Suresi, 26) şeklinde bildirilir. İşte, bir insanın tevekkülün ve imanın konforundan yararlanabilmesi için kesin ve değişmez olan bu gerçeği asla aklından çıkarmaması gerekir.

Allah’a Tevekkül Dünyadaki En Büyük Lükstür

Allah’ın gücünü, yardımını ve dostluğunu bilen müminler için tevekkül ve teslimiyet tek yoldur ve yolların en güzeli ve en kolayıdır. Aksi takdirde insan kaldıramayacağı ağır bir yükün altına girer. Bediüzzaman Said Nursi, bir sözünde insanın tevekkül etmediği takdirde, kendi kendini nasıl bir zorluk içine sokacağını şöyle ifade eder:

 “İnsan zaîftir, belaları çok. Fâkirdir, ihtiyacı pek ziyâde. Acizdir, hayat yükü pek ağır. Eğer Kadîr-i Zülcelâl’e dayanıp tevekkül etmezse ve îtimad edip (güvenip) teslim olmazsa, vicdanı daim azâb içinde kalır. Semeresiz meşakkatler (güçlükler), elemler, teessüfler onu boğar. Ya sarhoş veya canavar eder.” (Bediüzzaman, Sözler, s. 29)

Sayın Adnan Oktar Anlatıyor: “İman Edenlerin Manevi Huzuru Dünya Hayatında Başlar”

Seyyidina İsa Mesih (a.s.)’ı göreceğiz, dünyalar güzeli. Ama o da toprak olacak. Ama Allah’ın mucizesi hayret edilecek şey o mezarlar hepsi dağılacak. Diyorlar ki insanlar, “İşte bizim aile kabristanımız.” Allah ayette diyor ki; “Kabirlerin dışa atıldığı, dağların kum gibi eridiği”. “Kabirleri darmadağın olacak” diyor Allah ayette, sen kabirden bahsediyorsun. Kabirler birbirine karışacak karmakarışık olacak, kıyamet kopuyor. Arazi dümdüz oluyor, şunun mezarı bunun mezarı kimsenin mezarı kalmıyor, dümdüz. Sonra Cenab-ı Allah “parmak uçlarını dahi aynı yaratırım” diyor. Görüntü devam ediyor çünkü. Hz. İsa Mesih (a.s.) dünya tatlısı ama o da vefat edecek. Ama ilk dirilecek olan Hz. İsa Mesih (a.s.) ile Resulullah (s.a.v.)’dir, ikisi birlikte el ele, ilk onlar ayağa kalkıyorlar. Ondan sonra bütün insanlık. “Çekirgelerin ayağa kalkması gibi” diyor. Bütün insanlar hepsi birden ayağa kalkıyorlar. İyi olanlar, temiz olanlar hiç sıkıntı çekmiyorlar bayağı rahatlar. Aslında dünyada başlıyor rahatlıkları, dikkatli bakarlarsa görürler. Tevekkül etmediklerinden sıkıntı çekiyorlar. “Dünyada çileler var, acılar var” diyor. Sen Allah’a tam bir tevekkül et de bak bakayım acı çekiyor musun? Tam tevekkül et. Allah acı çekmez, acıyı bilir ama acı çekmez. İnsan da acıyı bilecek ama tam tevekkül ederse acı çekmez. O sırrı bulmak lazım. Tam tevekkül önemli. (A9 TV; 20 Eylül 2015)

2015-12-10 22:56:12

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top