Amerika’nın acı geleneği: Okul katliamları

"Bu (katliamlar) artık bir rutin haline gelmiştir ve benim bu kürsüden çağrım, bu rutinin sona ermesidir. Biz bu konu karşısında duygusuzlaştık" 

Ne acıdır ki okul katliamları, Amerika’nın korkunç bir geleneği halini aldı. ABD Başkanı Obama’nın da yukarıdaki sözlerde belirttiği gibi, bu katliamlar ABD toplumu için artık adeta “bir rutin”. Geçtiğimiz hafta 26 yaşındaki bir gencin Umpqua Community Kolej’inde gerçekleştirdiği ve 10 kişinin ölümüyle sonuçlanan Oregon saldırısı, Amerika’da 2015 yılında gerçekleşen 45. okul katliamı. FBI’ın tanımına göre, 4 veya daha fazla kişinin vurulduğu olaylar kitle katliamı olarak tanımlanıyor. Bu tanıma göre ise Amerika’da, sadece bu yıl, 294 kitle katliamı gerçekleşmiş durumda.1

Bu trajik istatistikler, ABD’nin asıl sorununun, nükleer silahla tehdit oluşturan süper güçler veya terör saçan radikallerden uzakta, büyük ölçüde “kendi içinde” olduğunu gösteriyor. Amerikan toplumu, kendi vatandaşlarından korkar halde; saldırıların çoğunlukla yapıldığı okullardan çekinir hale gelmiş durumda. Sadece toplu katliamlar değil, Ferguson olayları gibi toplumsal meselelerin de ayrılık çıkarması, bu güzel toplum üzerine kabus gibi çöktü. Sevecenliğiyle; özgürlük, mutluluk ve demokrasisiyle örnek teşkil eden ABD toplumunun bir korku toplumu haline gelmesi ise asla göz yummamamız gereken bir durum.

Oregon saldırısının gündeme getirdiği asıl mesele hiç kuşkusuz Amerika’da oldukça kolaylaştırılmış olan bireysel silahlanma. Uzun zamandır Demokratlarla Cumhuriyetçiler arasındaki polemiklerin en önemli kısmını oluşturan bireysel silahlanma yasası, meydana gelen her toplu katliam haberi ile yeniden gündeme geliyor. Ortaya çıkan manzara ise görmezden gelinemeyecek kadar korkunç. Ateşli silahlar Amerika’da her yıl 33.000’den fazla kişinin ölümüne yol açıyor. Bu sayının içine kazalar, cinayetler ve intiharlar dahil. Eyaletler bazında değerlendirildiğinde bu sayının silah-kontrol kanunlarının daha gevşek olduğu yerlerde daha fazla olduğu saptanmış.2

Söz konusu istatistikler, “bireysel silahlanma konusunda Demokratlara mı yoksa Cumhuriyetçilere mi hak vermeli?” sorusunu gündeme getiriyor. Acaba silahlar ortadan kalksa, bu korkunç katliamlar sona erecek mi? Yoksa sorun, Cumhuriyetçilerin iddia ettiği gibi silahlar değil, insanlar mı?

Bir insanın sebepsizce insan öldürecek bir raddeye gelmesinin iki sebebi vardır: Ya akıl hastasıdır, ya da kendisini insan öldürmeye yönelten ideolojik bir saplantıya sahiptir. Bireysel silahlanmada akıl hastalığının çok iyi teşhis edilmesi elzemdir. Ateşli silahların zihinsel hasta insanların eline geçmesinin trajik sonuçları malumdur.

Katliamların asıl sebebini oluşturan ideolojik saplantılar ise, doğrusu, ABD’nin de dünyanın da ihmal ettiği bir konudur. Dünya çapında yapılan toplu katliamlara biraz yakından bakıldığında, saldırganların genellikle dinsel veya etnik ayırım yaptıkları, katledilenleri aşağı ırk olarak gördükleri, doğadaki doğal seleksiyon mekanizmasına katkıda bulunduklarını iddia ettikleri, anarşist-komünist veya faşist görüşte oldukları görülebilmektedir. Ne acıdır ki, ABD başta olmak üzere dünyada neredeyse tüm devletlerin eğitim sistemleri, öğrencilere, aslında bu fikirleri geliştirecek materyalist bir eğitim vermekte, onları “hayatta kalabilmek için mücadele etmesi gereken varlıklar” zihniyetiyle yetiştirmektedir. Elbette her çocuk bu yanılgıya düşmez; kendisini ve tüm dünyadaki insanları Allah’ın yarattığı değerli varlıklar olarak tanımlayabilenler azımsanamayacak kadar çoktur. Fakat bu kişiler bunu yaparken, kendi vicdanlarına göre hareket edip mevcut eğitim sistemlerine başkaldırmak mecburiyetindedirler. Bunu yapamayanlar ise, içinde yaşadığı toplumu, hayali aşağı ırkların yaşadığı bir çatışma alanı olarak görerek yetişirler. Öyle ki, kimisi bunu hayat şekli haline getirir Marksist bir terörist olur, kimisi başka ırkların yok olmasını isteyen bir faşist olur, kimisi de doğal seleksiyona yardımcı olacağını düşünür ve okullarda kitle katliamı yapar.

“Sorun silahlar mı, insanlar mı?" sorusuna geri dönecek olursak: Elbette sorun insanlardır. Allah’tan korkan bir toplum içinde, isterse kişi başına on silah düşsün, tek bir cinayet bile işlenmesi mümkün değildir. Orada insanları durduran güç, silah alımını kısıtlayan yasalar veya cezalar değil, sadece ve sadece Allah korkusudur.

Fakat eğer bir toplumda insanlar, hayatı değersiz, cinayetleri de makul hale getirecek materyalist bir eğitim sistemi içinde yetişiyorlarsa, insan öldürmenin “doğanın rastgele düzenine katkı” sağladığına inanıyorlarsa, çatışarak güçlenip gelişeceklerine, zayıfları yok ederek medeniyete ulaşacaklarına dair sapkın bir kanaat geliştirmişlerse, bu zihniyet içinden cinayeti makul görecek insanların çıkmasına şaşmamak gerekir. Asıl sorun ise, şu anki eğitim sistemlerimizin tam olarak bu anlayış üzerine kurulu olmasıdır.

ABD’de bireysel silahlanmanın taraftarı olan kesimler, sorunun neden silahlar değil de insanlar olduğunu iyi düşünmelidirler. “Silahlarda suç yok” diyerek meseleyi bir kenara atmamalı, insanları cinayete yönlendiren zihniyetin, bu eğitim sistemi dahilinde sürekli empoze edilmekte olduğuna dikkat vermelidirler. Eğer silahlanmayı savunarak cinayetlere son vermek istiyorlarsa, kendi çocuklarını materyalist değil manevi anlamda güçlü yetiştirmek için bir sistem geliştirmelidirler.

Bireysel silahlanmaya karşı olanlar da “suçlu silahlardır” şeklindeki tek yanlı anlayışlarını geride bırakarak aynı mesele üzerinde yoğunlaşmalıdırlar. Sapkın zihniyete sahip bir kişinin öyle ya da böyle silaha ulaşabileceğini unutmamalıdırlar.

Yapılacak şey ise, özellikle ABD’de bu iki kesimin, bir araya gelerek, sorunun asıl çözümü üzerinde yoğunlaşmalarıdır. Eğitim sistemi yenilenip, hakim olan maddeci yaklaşım değişmedikçe; gençler manevi anlamda güçlenmedikçe, ne acıdır ki katliamlar bir rutin hale gelmeye devam edecektir. Çözüm yolları elimizdedir ve kolaydır. Yapılması gereken tek şey asıl sorunu görmezden gelmekten vazgeçmektir.

  1. http://www.newsweek.com/45th-mass-shooting-america-2015-378803

  2. http://www.theguardian.com/us-news/2015/oct/01/obama-oregon-college-shooting-routine

Adnan Oktar'ın Arab News & News Rescue'da yayınlanan makalesi:

http://www.arabnews.com/columns/news/819591

http://newsrescue.com/violence-a-routine-in-us/

2015-10-12 15:35:35

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top