Allah’ın Mikro Dünyada Yarattığı Sanat…

Allah bütün evreni kaplayan sonsuz bir gücün ve aklın sahibidir. Evrendeki düzenin tümünde Allah’ın benzersiz yaratma sanatının örnekleri vardır. Mikro dünyadaki eşsiz sanat da Allah’ın benzersiz yaratmasıyla ortaya çıkmıştır. Allah her şeye güç yetirendir:

Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca “Ol” der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117)

www.altinoran.org

Bir Damla Sudaki Detaylar

Su yaşamın temel kaynağıdır ve aynı zamanda dünyanın %70’ini, vücudumuzun %60’ını oluşturur. Üç farklı halini hepimiz bilir. Gaz halde atmosferin içinde, donduğunda buz halinde, sıvı olarak denizlerde bulunur. Yağmur, kar, dolu, sis, çiğ hepsi suyun farklı hallerinden meydana gelir. Gökkuşağı ise havadaki su damlacıklarının güneş ışığında kırılmasıyla oluşur. Renksiz, kokusuz, tatsız olan su, kimyasal yapısıyla olduğu kadar sanatsal özellikleriyle de bildiğimiz tüm bileşiklerden farklıdır.

Kar tanelerinin hepsinin birbirinden farklı olduğunu, altın oranlı ve muhteşem göründüğünü pek çok kişi bilir. Peki tek bir su damlasının kururken mükemmel bir desen oluşturduğunu biliyor musunuz?

Georgia Teknoloji Enstitüsü, Elektronik ve Nanoteknoloji bölümü araştırma mühendisi Devin Brown, elektron ışını ile silikon bir çipin üzerindeki desenleri incelerken kaza ile görüş alanına giren çok küçük bir su damlasını fark etti. Çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük bu damlanın içerisindeki desenler ise hayret vericiydi. Brown, ışık mikroskobunda bu damlacığın resmini çekti. Mikro resim yarışmasında ödül alan bu resime “mavi ay çiçeği” adını verdi çünkü su damlasını oluşturan desenler ay çiçeğindeki altın oran görüntüsünü veriyordu.

İşte hayatımız için vazgeçilmez olan suyun mikroskop altındaki hayret verici güzellikteki görüntüsü de Allah’ın yaratmasındaki sanatı tekrar gözler önüne serer: 

Görmedin mi, Allah, gökten su indirdi, böylece yeryüzü yemyeşil donatıldı. Şüphesiz Allah, lütfedicidir, herşeyden haberdardır. (Hac Suresi, 63)

Virüslerdeki Altın Oran

Geometrik şekiller sadece üçgen, kare veya beşgen, altıgen ile kısıtlı değildir. Bu saydığımız şekiller değişik şekillerde de biraraya gelerek yeni üç boyutlu geometrik şekiller oluşturabilirler. Bu konuda ilk olarak küp ve piramit örnek olarak verilebilir. Ancak bunların dışında, günlük hayatta hiç karşılaşmadığımız hatta ismini dahi ilk defa duyduğumuz tetrahedron (düzgün dört yüzlü), oktahedron, dodekahedron ve ikosahedron gibi üç boyutlu şekillerde vardır. Dodekahadron 13 tane beşgenden, ikosahedron ise 20 adet üçgenden oluşur.

Bilim adamları bu şekillerin matematiksel olarak birbirine dönüşebileceğini ve bu dönüşümün altın orana bağlı oranlarla gerçekleştiğini bulmuşlardır.

Mikroorganizmalarda altın oran barındıran üç boyutlu formlar oldukça yaygındır. Birçok virüs ikosahedron yapısında bir biçime sahiptir. Bunların en ünlüsü Adeno virüsüdür. Adeno virüsünün protein kılıfı, 252 adet protein alt biriminin düzenli bir biçimde dizilmesi ile oluşur. İkosahedronun köşelerinde yer alan 12 alt birim ise beşgen prizmalar biçimdedir. Bu köşelerden diken benzeri yapılar uzanır. Virüslerin altın oranları bünyesinde barındıran formlarda olduğunu tespit eden ilk kişi 1950’li yıllarda Londra’daki Birkbeck Koleji’nden A. Klug ile D. Caspar’dır. (J. H. Mogle, et al., “The Stucture and Function of Viruses”, Edward Arnold, London, 1978.)

Üzerinde ilk tespit yapılan virüs ise Polyo virüsüdür. Rhino 14 virüsü de Polyo virüsü ile aynı formu gösterir. Peki acaba virüsler neden biz insanların zihnimizde canlandırmasını bile zorlukla yapabildiğimiz, böyle altın orana dayalı özel bir forma sahiptirler? Bu formların kaşifi A. Klug bu konuyu şöyle açıklıyor:

“Caspar ile ben, küresel bir virüs kılıfı için optimum tasarımın ikosahedron tarzı bir simetriye dayandığını gösterdik. Böyle bir düzenleme bağlantılardaki sayıyı en aza indirir... Buckminster Fuller’in yarı küresel jeodezik kubbelerinden (Buckminster Fuller’in Jeodezik Kubbe tasarımları hakkında ayrıntılı bilgi için bakınız: Teknoloji Doğayı Taklit Ediyor, Biyomimetik, Harun Yahya, Global Yayıncılık, İstanbul.) çoğu da benzer bir geometriye göre inşa edilirler. Bu kub belerin oldukça ayrıntılı bir şemaya uyularak monte edilmeleri gerekir. Halbuki virüs, bir virüs kılıfı, alt birimlerinin esnekliğinden ötürü kendi kendini inşa eder.”(A. Klug “Molecules on Grand Scale”, New Scientist, 1561:46, 1987.)

Klug’un bu açıklaması çok açık bir gerçeği bir kez daha ortaya koymaktadır. Kimi bilim adamlarının “en basit ve en küçük canlı parçalarından biri” (Mehmet Suat Bergil, Doğada/Bilimde/Sanatta, Altın Oran, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 2.Basım, 1993, s. 82) olarak nitelendirdikleri virüslerde bile hassas bir planlama ve akıllı bir tasarım vardır. Bu tasarım, dünyanın önde gelen mimarlarından Buckminster Fuller’ın gerçekleştirdiği tasarımlardan çok daha başarılı ve üstündür. Dodekahedron ile ikosahedron, tek hücreli deniz yaratıkları olan ışınlıların silisten yapılma iskeletlerinde de ortaya çıkar. Işınlılar (radiolaria), her köşesinden birer yalancı ayak çıkan düzgün Dodekahedron gibi, bu iki geometrik formdan kaynaklanan yapıları, yüzeylerindeki çok çeşitli oluşumlarla birlikte değişik güzellikteki bedenleri oluştururlar. (Mehmet Suat Bergil, Doğada/Bilimde/Sanatta, Altın Oran, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, 2.Basım, 1993, s. 85) Büyüklükleri bir milimetreden daha küçük olan bu organizmalara örnek olarak, ikosahedron yapılı Circigonia Icosahedra ile dodekahedran iskeletli Circorhegma Dodecahedra’nın adları verilebilir. (Değişik ışınlı bedenleri için bakınız: “H. Weyl, Synnetry, Princeton, 1952.)

www.evriminmikrobiyolojikcokusu.imanisiteler.com

Dna’daki Altın Oran

Canlıların tüm fiziksel özelliklerinin depolandığı yaşam için programlanmış  olan DNA molekülü de altın orana dayandırılmış bir formda yaratılmıştır. DNA düşey doğrultuda iç içe açılmış iki sarmaldan oluşur. Bu sarmallarda her birinin bütün yuvarlağı içindeki uzunluk 34 angström genişliği 21 angström’dür. (1 angström; santimetrenin yüz milyonda biridir) 21 ve 34 art arda gelen iki Fibonacci sayısıdır. Allah herşeyi belli bir ölçü ile yarattığını şöyle bildirmiştir:

Göklerin ve yerin mülkü O’nundur; çocuk edinmemiştir. O’na mülkünde ortak yoktur, herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir. (Furkan Suresi, 2)

Allah kainatı kusursuz bir düzen içinde yaratmıştır. Uzayda, yeryüzünde, canlılarda, bitkilerde olağanüstü bir uyum, insanı hayrete düşüren ve hayranlık uyandıran harikalıklar vardır. Rabbimiz bu olağanüstülüğü Mülk Suresi’nde şu şekilde bildirilmektedir:

... Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir ‘çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir. (Mülk Suresi, 3-4)

İnsanoğlu kainatı, doğayı, hayvanları, bitkileri ve kendi bedenini inceledikçe Allah’ın sonsuz sanatının örneklerini daha yakından fark eder ve bu yaratılış harikalıkları kişinin imanda derinleşmesine, Allah korkusunun ve Allah sevgisinin artmasına vesile olur.

2015-10-04 03:11:46

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top